Diyanet Baskani din degistirirse!

Evet, evet doğru. Diyanet İşleri Başkanı din değiştirirse, örneğin Hıristiyan olursa, bunun Rusya’da duyulmaması mümkün mü? Bir temenni değil tabii ki, bir soru.

Düşünsenize Türk Diyanet İşleri Başkanı Hıristiyan olduğunu açıklasa, kıyamet kopar değil mi?

Rusya’nın Diyanet İşleri Başkanı Polosin, bütün Rus medyasının önünde şöyle diyor:

“Kamuoyunda şehadet ederim ki ben Ortodoks Kilisesi’nin ne papazı ne de müridiyim… Eşhedüenlailaheillallah…”

Evet, evet doğru. Diyanet İşleri Başkanı din değiştirirse, örneğin Hıristiyan olursa, bunun Rusya’da duyulmaması mümkün mü? Bir temenni değil tabii ki, bir soru.

Düşünsenize Türk Diyanet İşleri Başkanı Hıristiyan olduğunu açıklasa, kıyamet kopar değil mi? Hele Ortodoksluğun kalesi komşumuz Rusya’da nasıl yankılanır kim bilir? Dünya bile çalkalanır değil mi?

Gören gözlere rehber

8 yasinda hafiz olur. 9 yasinda anne ve babasini kaybettikten sonra Erzurum kendisine dar gelir ve Istanbul'a kaçar. Bir yolunu bulup Gönenli Mehmet Efendi ile tanisir. Hocaefendi'nin de destegiyle okumaya baslar ve müezzin olur. Müezzinlik yaptigi 17 yil boyunca Ingilizce, Ispanyolca, Portekizce ve Arapça ögrenir.

Ney ve ud dersleri alir. Bu alanda kendini ispat ettikten sonra 80'in üzerinde ülkede konser ve Türk musikisi üzerine konferans verir. Dogustan iki gözü de görmeyen Ismail Çimen simdilerde ise çalismalarini musiki, enstrüman ve tasavvuf olmak üzere üç yönde sürdürürken, gören gözlere rehber olmaya da devam ediyor...

Ismail Çimen'in henüz 9 yasinda iken Erzurum'un Çat ilçesinden Istanbul'a kaçisiyla ivme kazanan hayat hikayesi azmin, cesaretin ve kararli olmanin açamayacagi hiçbir kapinin olmadigini gözler önüne seren güzel örneklerle dolu.

Bir Fransiz bilimadami, Vincent Montagne’in hidayeti

BEN BIR bilim adamiyim. Ayni zamanda kendimi bir gezgin olarak da tanimlayabilirim. Uzun yillar farkli Arap ülkelerine seyahatler yaptim. Ayrica Senegal, Endonezya, Mali, Gana, Fildisi Sahili, Nijerya ve Moritanya gibi ülkelere de gittim. Su anda Islâm, Islâm medeniyeti, Müslümanlar ve Arap dili hakkinda yirmi kitabin yani sira, çok sayida makale kaleme almis birisiyim. Ibn Haldun’un eserlerini Fransizcaya tercüme için alti yil ugrastim. Bu seyahat ve çalismalar benim 1977 yilinda Moritanya’da Islâm’i seçmemle sonuçlanmistir.

Sokak çetelerinden İslâm’a

AMERIKA’ DA MEKSIKA’LI BIR MUHTEDI: ALI

OTUZBIR yasinda Amerika dogumlu bir Meksikaliyim. Islâm’a dönüs hikayemi insanlarin Islâm’i daha iyi anlamalarina vesile olmak düsüncesiyle paylasmak istiyorum. Çünkü çogu insanin Islâm hakkindaki düsüncesi yanlis veya tarafli bilgiler sunan televizyon yayinlari veya filmler ile sekilleniyor. Bu nedenle Islâm gerçeginin ortaya konmasi gerektigini düsünüyorum. Insaallah bu yolda az da olsa katkida bulunanlardan olurum.

Mesnevi’yi okuyup Müslüman oldu şimdi dünyaya Mevlânâ’yı tanıtıyor

Amerika’nın California eyaletinde yaşayan 57 yaşındaki psikolog Dr. William Gamard, mistisizm üzerine araştırma yaparken Mevlânâ Celaleddin Rumi’nin Mesnevi’sinin İngilizce çevirisini okumuş. 1975 yılında Mevlevilikle tanışan Gamard, 1984 yılında Müslüman olarak İbrahim ismini almış.

Mevlânâ’nın Amerika’da yayınlanan kitaplarından İslam’la ilgili bölümlerin çıkarıldığını söyleyen Gamard, senede 2 kez Türkiye’ye geliyor. “Mevlânâ Türbesi’nde Allah’ın muhabbetini ve el-Vedüd ismini, Eyüp Sultan’da ise Rahmetullah’ı hissediyorum.” diyor. Mevlânâ’nın eserlerinde Gamard’ı en çok aşk ve kalbin hikmetinin anlatıldığı kısımlar etkilemiş. 12 yıldır Mevlânâ’nın eserlerini tercüme eden Gamard, Mesnevi ve Mevlevilik üzerine bir web sitesi oluşturmuş. 2004 yılında ‘Rumi ve İslam’ adlı bir kitap yazmış. Gamard, Mevleviliği daha iyi öğrenmek için her yıl 2 kere Türkiye’ye geliyor. Amerika’da, İslam’a şüpheyle yaklaşıldığını vurgulayan Gamard, Mevlânâ’nın kitaplarından, çok satması için İslam’la ilgili kısımların çıkarıldığını savunuyor.

‘Gelenekçi bir Mevleviyim’

İslâm’ı Seçen Ortodoks Papaz

1956 yılında Moskova’da doğdum. Dinsiz bir ailede yetişmeme rağmen, hayatımın hatırlayabildiğim çok erken dönemlerinden itibaren Tanrı’ya yürekten inanan biri olduğumu söyleyebilirim. Tanrı kavramı benim için bir bilinmezdi belki ancak, O’nun her şeye gücü yeten ve kendisine sığınanlara her an yardım etmeye hazır bir Tanrı olduğunu düşünüyordum. Gençlik yıllarımda yüz yüze geldiğim çeşitli zorluklar, benim hayat karşısında ancak bir noktaya kadar güç yetirebileceğimi anlamamı sağladı. Bundan sonra tüm kalbimle Tanrı’ya yöneldim ve her şey daha iyi olmaya başladı.

Aslında bu süreç doğal olarak gelişti ve Tanrı gerçeğini öğrenmek amacıyla Moskova Devlet Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde okumaya karar verdim. Sosyoloji alanında Max Weber’in Kapitalizmim Ruhu teorisinin Eleştirisi adlı bir çalışmam oldu. Bu çalışmamda Protestan reform hareketinin piyasa ekonomisinin gelişmesine etkilerini irdelemeye çalıştım. İşte bu yıllarda ilk kez Kitab-ı Mukaddes’i okuma fırsatım oldu.

Mevlana’yı tanıdı, Müslüman oldu

Mevlana’nın 728. yıldönümü etkinliklerinde dikkat çeken Fransız bayan Florence Breuillac’ın 12 yıldır Müslüman olduğu ortaya çıktı.

Mevlana’yı tanıdı, Müslüman oldu

Mevlana’nın 728. yıldönümü etkinliklerinde dikkat çeken Fransız bayan Florence Breuillac’ın 12 yıldır Müslüman olduğu ortaya çıktı.

1989’da Mevlana törenlerini izlemek üzere Fransa’dan Konya’ya gelen Florence Breuillac, Mevleviliği tanıdıktan sonra Müslüman olduğunu söyledi.1989’da Mevlana törenlerini izlemek üzere Fransa’dan Konya’ya gelen Florence Breuillac, Mevleviliği tanıdıktan sonra Müslüman olduğunu söyledi.

Japon ressam Saito Müslüman oldu

Türkiye’ye gezi amacıyla gelen Japon ressam Hirofumi Saito, Türk gençleri ile tanıştığı Bursa’da Müslüman olarak Abdurrahim Hirofumi Sait adını aldı.

Japon ressam Saito Müslüman oldu

Türkiye’ye gezi amacıyla gelen Japon ressam Hirofumi Saito, Türk gençleri ile tanıştığı Bursa’da Müslüman olarak Abdurrahim Hirofumi Sait adını aldı.

Ressam Saito resimlerinde çizdiği, boyadığı doğanın yaratıcısını ararken Bursa’nın Cumalıkızık köyünde İslamiyet’le ilgili öğrendiği bilgiler ve okuduğu dini kitaplar sayesinde Müslüman olmaya karar verdi. Aradığı soruların cevaplarını İslamiyet’te bulan Saito, Müslüman olduktan sonra adını Abdurrahim Hirofumi Sait olarak değiştirdi ve sünnet oldu. Müslüman olmadan önce bir arayış içinde olduğunu söyleyen Saito, aradığı dini şöyle anlattı: “Hindistan ineğe tapıyor. Mecusiler ateşe, yıldıza, kimileri doğaya, kimileri Buda’ya tapıyor. Bense bütün bunları yapanı arıyordum.”

Norveç millî şairi Müslüman’dı

Norveç, Türkiye’nin yarısına yakın toprakları ve 4,5 milyon nüfusu ile içinde 150 bin Müslüman’ı barındırıyor. Müslüman nüfusun en büyük çoğunluğu da Pakistanlı... Norveç, petrol kuyularının açılmasının ve sanayi hamlesinin arkasından 1972’lerde Pakistan’dan işçi istedi. Zülfikâr Ali Butto zamanında yapılan anlaşmalarla büyük bir işçi akını oldu. Türk nüfusu 15 bin olarak biliniyor.

Uçağı kaçırdı, İslam’ı yakaladı

Danilo Giannoni, bineceği uçağı kaçırınca hayatı değişti. Asıl mesleği takı tasarımcılığı olan İtalyan Giannoni’nin ebru yapmaya başlamasının ve Türkiye’ye yerleşmesinin ilginç bir hikâyesi var: Ülkesine dönme planı, uçağa yetişemeyince suya düştü. İstanbul’a giden Giannoni, ilk görüşte vurulduğu ebru için yaşantısını değiştirdi. Önce ülkesine dönerek çalıştığı şirketlerden ayrıldı, sonra evini İstanbul’a taşıdı. ‘Sır Kapısı’ hikayelerini çağrıştıran bir tanışmanın ardından Müslüman oldu.

İSLAMİYET’E GİDEN YOL ‘EBRU’DAN GEÇER

İçerik yayınları