Günlük Hayatımız Nasıl Geçmeli

Müslüman kardeşim!

Sabah ezanından önce uykudan uyan.

Yatağından kalkarken besmele çek.

Sabah namazını mümkün olduğunca câmide cemaatle kıl.

Evindeki aile efradını (varsa misafirlerini) sabah namazına kaldır.

....

Müslüman kardeşim!

Sabah ezanından önce uykudan uyan.

Yatağından kalkarken besmele çek.

Sabah namazını mümkün olduğunca câmide cemaatle kıl.

Evindeki aile efradını (varsa misafirlerini) sabah namazına kaldır.

Hergün en az üç ayet ve üç hadisi tefsir ve şerhleriyle beraber oku. Okuduklarını aile efradına dinletirsen evinde bereket hâsıl olur.

Yemeklerini her öğünde aile efradınla yemeye gayret et.

Sabahleyin işine giderken Allah'tan helâl rızık talep et.

Aile efradının tesettürlü olmasına özellikle özen göster.

Aile fertleri arasında kimseyi uyuntu uyuntu dolaştırma; herkesin bir meşgalesi olsun. Meşgalesizliğe göz yumma.

Allah güzel ahlâklıyı sever

Güzel ahlâk, peygamberlerin, salihlerin sıfatı ve hâlidir: Ahlâk güzelliği insanı Allah’a (cc) yaklaştıran ve sayısız nimetlere ulaştıran bir kapıdır.

Prof.Dr. Haydar Baş

Güzel ahlâk, peygamberlerin, salihlerin sıfatı ve hâlidir: Ahlâk güzelliği insanı Allah’a (cc) yaklaştıran ve sayısız nimetlere ulaştıran bir kapıdır.

Sabır, şükür, korku ve ümit, cömertlik, merhamet, tevazu, hoşgörü, takva, ihlâs, sıdk vb. hasletler güzel ahlâkı meydana getirir ki, ahlâk güzelliği üstün bir fazilet olarak Kur’an’da övülmüş ve Peygamberimiz’in (sav) karakteri, güzel ahlâka misal olarak gösterilmiştir:

“Şüphesiz Sen büyük bir ahlâk üzere gönderildin” (Kalem: 4).

Güzel huy hadis–i şeriflerde övülmüş ve teşvik edilmiştir:

“Güzel ahlâk, gelmeyene gitmen, vermeyene vermen ve sana kötülük edeni affetmendir” (Beyhakî).

“Kıyamet günü mizana konan iyiliklerin en ağırı takva ve güzel ahlâktır” (Ebû Davud, Tirmizî).

Hazret-i Ömer'in Müslüman Oluşu

Kureys Müsrikleri Habes ülkesine hicret eden müslümanlari, kendilerine teslim etmemesi üzerine iskencelerini artirmaya basladilar.Kureys Müsriklerinin azillilarindan Ebu Cehil, kureyslilere teklif götürerek Peygamberi öldürülmesini teklif etti,ve bunu yapabilen her kim olursa büyük ödülün verilecegini ilan etti.Hz.Ömer ''ben buna talibim'' dedi.....

HAZRET-I ÖMERIN MÜSLÜMAN OLUSU

Kureys Müsrikleri Habes ülkesine hicret eden müslümanlari, kendilerine teslim etmemesi üzerine iskencelerini artirmaya basladilar.Kureys Müsriklerinin azillilarindan Ebu Cehil, kureyslilere teklif götürerek Peygamberi öldürülmesini teklif etti,ve bunu yapabilen her kim olursa büyük ödülün verilecegini ilan etti.Hz.Ömer ''ben buna talibim'' dedi.Ona'' Ey Ömer!Sen,buna elverislisin!''dediler.Hz.Ömer,vereceginiz mallar hakkinda Saglam Kefalet var mi? Diye sordu.Ebu Cehil ''Evet var! Dedi.Hz.Ömer bu hususta onlarla bir anlasma yapti. Hazret-i Ömer'in kiz kardesi Fatima bint-i Hattab, Said b. Zeyd, b, Amr,b. Nufeyl ile evli olup Fatima hatun da, Said b. Zeyd de, Müslüman olmuslardi.Fakat, Müslümanliklarini, Hz. Ömer'den, gizli tutuyorlardi.Yine, Hz. Ömer'in mensup bulundu§u Adiy b. Ka'b ogullarindan Nuaym b. Abdullah Nahham da, Müslüman olmustu.Kavmindan korktugu için, o da, Müslümanligini, gizli tutuyordu.Habbab, b. Erett, Fatima hatuna gelip gidip Kur'an, okur ve okuturdu.

Tevbe-istiğfar nedir, nasıl yapılır?

İstiğfar etmek, (estağfirullah) demektir. Tevbe, haram işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Tevbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]

Tevbe-istiğfar nedir, nasıl yapılır?

İstiğfar nedir?

CEVAP

İstiğfar etmek, (estağfirullah) demektir. Tevbe, haram işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Tevbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]

Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdır. Tevbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tevbe etmek gerekir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Allah’a tevbe edin!) [Nur 31]

(Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever.) [Bekara 222]

(Allah’a tevbe-i nasuh yapınız!) [Tahrim 8]

Tevbe – Istigfar

Bir çagridir, istigfar.. "Bu hata ile yapilan tarifler beni gerçek anlamda tarif etmekten uzak olacaktir. Lütfen beni bu hata ile tarif etme.. lütfen beni sevmeye, sevgini sunmaya devam et" diye...

Istigfar – Tevbe

ISTIGFAR BAGISLANMA DILEMEKTIR. Bagislanma hatanin görmezden gelinmesinden farkli bir istektir. Sevginin yeniden iadesini, iliskinin eskisi kadar saglam ve belki de eskisinden daha güçlü bir hale dönmesini istemektir. Çünkü hata ile düsülmüstür. Düsenin ise yeniden kalkabilmek için eskisinden daha güçlü bir iliskiye ihtiyaci vardir. Eskisinden daha güçlü bir sevgiye...

Bir çagridir, istigfar.. "Bu hata ile yapilan tarifler beni gerçek anlamda tarif etmekten uzak olacaktir. Lütfen beni bu hata ile tarif etme.. lütfen beni sevmeye, sevgini sunmaya devam et" diye...

Misvak, bir Almanı nasıl Müslüman etmiş?

Motorlu vasıta icat edileliden beri, hayvan kullanımı iyiden iyiye azaldı. Artık kimse ille de at ve deve gibi hayvanlar kullanılmalı demiyor. Zaten böyle bir ısrar, düşünce eksikliği demektir.

....

Misvak, bir Almanı nasıl Müslüman etmiş?

Motorlu vasıta icat edileliden beri, hayvan kullanımı iyiden iyiye azaldı. Artık kimse ille de at ve deve gibi hayvanlar kullanılmalı demiyor. Zaten böyle bir ısrar, düşünce eksikliği demektir.

Ama, motorlu vasıtalar geldi hayvan kullanımı kalktı diyerek, her şeyi de getirip bunun yanına koyamayız. mesela, geçen hafta bir nebzecik bahsettiğimiz “Misvak”ı...

Yani, “Artık diş fırçaları var; misvaka ne lüzum!” diyemeyiz. Çünkü misvak, sadece diş temizliğinde kullanılan ilkel bir nesne değil, sayısız faydaları bulunan harika bir maddedir.

Ok çekti yukardan üstüme avcı!

Şüphesiz duyduğu, şahit olduğu her ‘hidayet’ öyküsü inanan insan için ayrı bir motivasyon ve esenlik kaynağı. Bu nedenle kısa süre önce ‘yaşayan en ünlü ateist’ olarak nitelenen 81 yaşındaki İngiliz Profesör Andrew Flew’in yanılgı içinde olduğunu.........

Ok çekti yukardan üstüme avcı!

Şüphesiz duyduğu, şahit olduğu her ‘hidayet’ öyküsü inanan insan için ayrı bir motivasyon ve esenlik kaynağı. Bu nedenle kısa süre önce ‘yaşayan en ünlü ateist’ olarak nitelenen 81 yaşındaki İngiliz Profesör Andrew Flew’in yanılgı içinde olduğunu vurguladıktan sonra artık ‘inanmaya’ başladığını söylemesini çok önemsedim. Zira 1950’de yazdığı “Teoloji ve Aldatmaca” adlı makalesiyle ateizme büyük katkılarda bulunan ve birçok dilde 40 baskı yapan Flew’in Rabb’a dönüşü, sırf ölüme yaklaşmış yaşlı bir adamın rota değiştirmesi değildi.

Aslına bakarsanız, insanlığın tarihi bir çeşit arayış, fikir çilesi serüvenidir de... Kutsal kitabımızda bunların en müthişi anlatılır.

Bir Hidâyet Öyküsü

Yerin derinliklerinde gömülü, taşlaşmış olan bir cevher, hünerli eller tarafından çıkarılıp işlenmeyi bekler. "Nefs" denilen, "dipsiz kuyunun içindeki rûh" çırpınıp durmaktadır. Onda da gömülü bir cevher vardır ki bu, Allâh'ın insanlara hidâyet bahşettiği "Hâdî" esmâsıdır. Yükselip yükselip en zirvede ışıklarını saçan bir güneş gibi; Hâdî esmâsı da, takdir edilen bir vakitte gömülü kaldığı derinliklerden yükselip kalb semâlarını aydınlatır.

Yerin derinliklerinde gömülü, taşlaşmış olan bir cevher, hünerli eller tarafından çıkarılıp işlenmeyi bekler. "Nefs" denilen, "dipsiz kuyunun içindeki rûh" çırpınıp durmaktadır. Onda da gömülü bir cevher vardır ki bu, Allâh'ın insanlara hidâyet bahşettiği "Hâdî" esmâsıdır. Yükselip yükselip en zirvede ışıklarını saçan bir güneş gibi; Hâdî esmâsı da, takdir edilen bir vakitte gömülü kaldığı derinliklerden yükselip kalb semâlarını aydınlatır.

İşte o nasipli kullardan biri…

İsmi Carol, Amerikalı...

Hidayet Parıltısı

Hidâyet, öyle bir güneştir ki onun nüfûz edemeyeceği hiçbir dehliz ve karanlık yoktur. Ancak bu güneşin ulaşmadığı tek yer vardır ki, o da istenmediği, zifiri karanlığın iyice çöktüğü yerdir. Bununla birlikte o, kendisini her mekâna takdîm eder. ....

Hidâyet, öyle bir güneştir ki onun nüfûz edemeyeceği hiçbir dehliz ve karanlık yoktur. Ancak bu güneşin ulaşmadığı tek yer vardır ki, o da istenmediği, zifiri karanlığın iyice çöktüğü yerdir. Bununla birlikte o, kendisini her mekâna takdîm eder. Hiç şüphesiz bu mekânlar, insanların gönülleridir. Eğer gönüller, hidâyet güneşinin huzmelerini ve altın renkli akislerini farkederlerse hangi şartlar altında olurlarsa olsunlar o yüce nûra doğru koşmaya başlarlar. Çünkü artık ebedî saâdeti keşfetmişlerdir. İşte bu hakîkatin yeni yaşanmış bir tezâhürü:

Kur'ân'da Hayat Buldum

İspanya İslâm'a Koşuyor

Hidâyet ve rahmet üslûbu; insanın özüne bakarak, aslî fıtratın ortaya çıkarılması için ne kadar günahkâr ve isyankâr olursa olsun insana, gönülleri dirilten, yaralı ve müzdarip sîneleri hakîkate ulaştıran bir şefkatle yaklaşmaktır.

Hidâyet ve rahmet üslûbu; insanın özüne bakarak, aslî fıtratın ortaya çıkarılması için ne kadar günahkâr ve isyankâr olursa olsun insana, gönülleri dirilten, yaralı ve müzdarip sîneleri hakîkate ulaştıran bir şefkatle yaklaşmaktır.

Aşağıda ifâde edilen üç İspanyol Gencin hikâyesi böyle bir hidâyet ve rahmet üslûbunun tezahrünü gösteren güzel bir misaldir.

Son yorumlar

İçerik yayınları